Categories:

MAKİNE ÖĞRENMESİ

Makine öğrenmesi, insanların öğrenme şekillerini taklit etmek için veri ve algoritmaların kullanımına odaklanıp doğruluğunu kademeli olarak artıran bir yapay zeka ve bilgisayar bilimi dalıdır. Bu tür algoritmalar program talimatlarını harfiyen takip etmek yerine veri tabanlı tahminleri ve kararları gerçekleştirebilmek amacıyla bir model inşa ederek çalışırlar. Tıpkı bizlerin pratik yaptıkça o işte ustalaşması gibi, veri miktarı arttıkça makine öğrenmesinin sonuçları da daha doğru hale gelir. Uyarlanabilirliği sayesinde makine öğrenmesi verilerin, isteklerin veya görevlerin sürekli değiştiği durumlarda mükemmel bir seçenektir.

Peki “Yapay zeka, derin öğrenme ve makine öğrenmesi” bu üç kavram birbirlerine nasıl bağlıdır? Yapay zeka, insan davranışını bilgisayar sistemlerinde ve makinelerde taklit etme çalışmalarını ifade eder ve insan zekasına çok benzer. Makine öğrenimi, yapay zekanın bir alt kümesidir ve algoritmalar kullanır, bilgisayarlar veri örüntülerini tespit eder ve ona göre hareket eder, zamanla da belirli bir programlama gerektirmeksizin doğruluklarını iyileştirirler. Derin öğrenme makine öğreniminin bir alt kümesidir diğer adı ise yapay sinir ağlarıdır. Yapay sinir ağları; insan beyninin algılama, organize olma ve veri girdilerine bakarak karar verme şeklini taklit eder.

Makine öğrenmesi aslında artık günlük hayatımızda da çok uzak olmadığımız bir kavram, hepimizin çok yakından bildiği Netflix’in tavsiye motoru veya muhtemelen yakın gelecekte hayatımızda yaygın olacak sürücüsüz araçlar bunun için bir kaç örnek. Bunlar dışında makine öğrenmesi neler yapabilir? Herhangi bir ürüne olan talebin, satış rakamlarının veya kampanya sonuçlarının öngörülmesine olanak tanır, geçmiş tüketim verilerini kullanarak daha etkili satış stratejileri geliştirmek için kullanılabilir; doğru fiyatın seçilip müşteri tercihlerinin tahmin edilmesine yardımcı olan öngörülerde bulunabilir.

Bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığı bir gerçek ama bu birçok etik endişeyi beraberinde getirmediği anlamına gelmiyor. Kendi kendine öğrenebildiği için bir noktada insan beynini çok geride bırakacağı bir gelecek bizleri bekliyor. Bunun için önümüzde zamanımız olsa da mesela sürücüsüz bir aracın yaptığı kazada sorumluluk kimde olacak problemi bizim için çok da uzakta değil. Bu teknoloji her ne kadar yeni iş kolları yaratacak olsa da birçok iş kolunu da devralacağı bir başka gerçek veya bir gün borsadaki işlemlerimizi böyle bir teknolojiye emanet ettiğimizde verilerimizin gizli tutulacağından ya da siber saldırıya uğramayacağımızdan emin olabilir miyiz?

Makine öğrenmesinin getirdiği etik problemlerin bazıları basit ve çözülebilecek seviyede görünse de bazıları için şimdilerde ahlakbilimciler ve araştırmacılar tarafından ahlaki bir temel oluşturulmaya çalışılıyor. Görünen o ki makine öğrenmesi yönteminin yaygın bir şekilde kullanılacağı bir dönem bizleri bekliyor.

 

~YAREN ALTUĞLU~

Tags:

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.